Girne’de Yaşanan Gemi Faciası Toplumumuzu Derinden Sarstı

Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının ardından Kıbrıs Amerikan Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Klinik Psikolog Yrd. Doç. Dr. Ebru Çorbacı, olayın toplum üzerindeki psikolojik etkileri ile kayıp yakınlarının yaşadığı belirsiz yas sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bu tür ağır olayların yalnızca kazayı doğrudan yaşayanları ve yakınlarını değil, toplumun tamamını etkileyebildiğini belirten Çorbacı, şu ifadeleri kullandı:

“Böylesine sarsıcı olaylar toplum genelinde korku, kaygı, çaresizlik ve derin üzüntü oluşturabilir. Bu süreçte dayanışma içinde olmak, doğrulanmamış bilgileri ve travmatik görüntüleri paylaşmaktan kaçınmak büyük önem taşımaktadır. Özellikle çocukların ve hassas bireylerin olayın sarsıcı görüntü ve içeriklerinden korunması gerekmektedir.”

Belirsizlik, yas sürecini daha karmaşık hâle getirebilir

Kayıp yakınlarının haber beklerken yaşadığı belirsizliğin psikolojik açıdan son derece zorlayıcı olduğuna dikkat çeken Çorbacı, psikolojide “belirsiz kayıp” olarak tanımlanan bu sürece ilişkin şunları söyledi:

“Bazı kayıplarda belirsizlik uzun süre devam eder. Kişi sevdiğinden haber alamaz, ona ulaşamaz ve veda edemez. Psikolojide ‘belirsiz kayıp’ (ambiguous loss) olarak tanımlanan bu durum, kişinin yaşadıklarını duygusal olarak anlamlandırmasını ve yas sürecini sürdürmesini zorlaştırabilir.

Çünkü son bir kez görmek, dokunmak ve vedalaşmak mümkün olmayabilir. Bir cenazenin ya da mezarın bulunmaması, kişinin kaybın gerçekliğiyle yüzleşmesini güçleştirebilir. Zihnin bir köşesinde ise sürekli ‘Ya…?’ sorusu kalabilir.

Kişi bir gün yaşananları kabullenmiş gibi hissederken ertesi gün yeniden umutlanabilir. Öfke, suçluluk, çaresizlik ve yoğun üzüntü yaşayabilir veya bir süre hiçbir şey hissedemeyebilir. Birbiriyle çelişkili görünen bu duyguların aynı anda ya da farklı zamanlarda ortaya çıkması mümkündür. Bütün bunlar, yasın yanlış yaşandığı anlamına gelmez. Özellikle belirsizlik içeren kayıplarda yasın belirli bir sırası, tek bir biçimi veya herkes için geçerli bir süresi yoktur.”

Psikososyal desteğin sürdürülmesi büyük önem taşıyor

Kazadan kurtulanların, hayatını kaybedenlerin yakınlarının ve kayıp vatandaşlardan gelecek haberleri bekleyen ailelerin psikososyal açıdan desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Çorbacı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaşanan travmanın etkileri olayın hemen ardından ortaya çıkabileceği gibi ilerleyen dönemlerde de kendisini gösterebilir. Bu nedenle etkilenen kişilere uzmanlar tarafından yürütülen, düzenli ve uzun süreli psikolojik destek sağlanmalıdır.

Acıyı paylaşmak, kişileri yargılamadan dinlemek ve ihtiyaç duyanları profesyonel desteğe yönlendirmek, toplumsal iyileşme sürecinin en önemli adımlarıdır. Çünkü bazen yalnızca sevdiğimiz bir insanı değil; vedayı, kesinliği ve kapanış duygusunu da kaybederiz. Her kaybın bir vedası olmayabilir ancak her yas görülmeyi, anlaşılmayı ve desteklenmeyi hak eder.”

Yrd. Doç. Dr. Ebru Çorbacı, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar dileyerek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Kıbrıs Amerikan Üniversitesi Psikoloji Bölümü olarak bu zor süreçte acıyı yaşayan tüm ailelerin ve toplumumuzun yanında olduğumuzu ifade ediyoruz. Dayanışmanın iyileştirici gücüyle birbirimize destek olacağımıza inanıyor, kayıp vatandaşlarımızdan gelecek iyi haberleri umutla bekliyoruz.”

Diğer İçerikler